Tütün ve sigara, ne akıl kârıdır ne de geleneğe uyar

1574-1649 tarihleri arasında yaşamış Osmanlı tarihçisi ve devlet adamı Peçevî [Peçuylu] İbrahim, “Peçevî Tarihi” adlı kıymetli eserinde sadece önemli olayları anlatmakla kalmamış, aynı zamanda toplumsal meselelere de yeri geldiğince değinmiştir. Peçevî İbrahim’in değindiği toplumsal meselelerden biri de o dönemde Osmanlı coğrafyasında hızla yayılan tütün içme âdetidir.

Aradan geçen dört asra rağmen Peçevî İbrahim’in tütün/sigara konusundaki gözlem ve yorumları güncelliğini korumakta. Tarihçinin “tatsız tuzsuz bir ağız kalabalığından başka bir şey değil” dediği tütünün Osmanlı ülkesinde nasıl ortaya çıkıp yaygınlaştığını Prof. Dr. Bekir Sıtkı Baykal’ın sadeleştirdiği şekliyle hep birlikte okuyalım:

 

Kötü Kokulu ve Sağlığa Zararlı Tütünün Ortaya Çıkması

Tütünü 1009 yılında (1600) İngiliz kâfirleri getirdiler ve “Rutubetten ileri gelen kimi hastalıklara ilaçtır” diye sattılar. Keyif ehli kimi ahbaplar “keyif verir” diye tiryakisi oldular. Giderek keyif ehli olmayanlar da kullanmaya başladılar. Hatta ulema ve devlet büyüklerinden birçokları o tutkuya uğradılar. Kahvehaneler, rezil ve ayak takımı kimselerin fazla tütün içmelerinden dumanla doldu ve içinde olanlar birbirini göremez oldu. Çarşı ve pazarlarda ellerinden lüle düşmez oldu. Birbirinin yüzüne üfleye üfleye çarşı ve mahalleri de kokuttular ve üzerine nice saçma sapan şiirler yazıp yerli yersiz okuttular.

Kimi dost çevreleri arasında defalarca tartışmalar oldu. Tütünün iğrenç kokusu hemen adamın sakal ve başörtüsüne, üzerindeki giysisine, özellikle, eğer içinde içilirse, evine siner. Bundan başka halı ve keçe gibi eşyayı, evdeki yatakları yer yer yakar; kül ve köz ile dört bucak pislenir; uykudan sonra uğursuz kokunun dimağı etkilediği ve fazla kullanılması ile insanın çalışamaz hale geldiği, elleri iş görmekten kaldığı ve bunlar gibi daha birçok korkunç zararları görülürken, “Zevki ve yararı nerededir?” diye soruldukça “Bir eğlencedir, bunun dışında safası zevk verir” demekten başka bir cevap verememişlerdir. Hâlbuki bundan ruhça bir safa ihtimali yoktur ki, zevke dair olsun. Bu cevap bir cevap olamaz. Sadece tatsız tuzsuz bir ağız kalabalığından başka bir şey değildir ve büyük günahlardan sayılmalıdır. Hepsi bir yana, tütün İstanbul’da kaç kez büyük yangınların çıkmasına yol açmış bulunmaktadır. Nice yüz bin adam o ateşe yanmış yakılmıştır. Ancak gerçekte forsa çalıştıran gemilerde gardiyanlar kullanırlarsa biraz uyku giderici etkisiyle forsa gözetleyiciliğe yararlı olduğu inkâr olunamaz. Bir de rutubeti gidererek kuruluk getirir. Fakat bu kadarcık bir yarar için birçok zararlarına katlanmak ne akıl kârıdır, ne de geleneğe uyar.”

Peçevi İbrahim Efendi, Peçevi Tarihi, haz. Bekir Sıtkı Baykal. Ankara: Kültür Bakanlığı Yayınları, 1981, I: 259-260.

(M. Fatih Çalışır, “Tütün ve sigara, ne akıl kârıdır ne de geleneğe uyar,” Açık Medeniyet, sayı 7 (2018), s. 38.)

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s